Sana kal diyemem ama hoşça kal diyebilirim.
Çok zaman oldu uzun uzun konuşmayalı, harflere bastığım zaman da “yazamamak” dışında bir şeyler yazmayalı. O kadar boşum ki, kabuğuma vursan o gürültü ıssızlığımda yankılanır, kulaklarım çınlar. Bir sigara yakarım, sanki içmediği zaman başı ağrıyan ben değilmişim gibi başım döner, soğuk terler basar, ellerim titrer.
Ne anlatayım ki ben? Ne kadar ruhsuz olduğumu mu? Eskiden evim gibi olan yerde her dakika diken üstünde olduğumdan gitmek istemeyişimi mi? Sabahları yemek yedikten sonra midemin deliler gibi bulanmasını, ellerimin kızarıp kaşınmasını mı?
Tam atlattım ve minik bir ışık buldum derken bir rüyayla nasıl terler içinde uyandığımı mı?
Şu birkaç ayıma baktığımda deliler gibi gülünebilecek bir anı bile bulamayışımı mı?
Neyi anlatayım?
Kırılmamak için kendi kabuğuma nasıl çekildiğim, ve nasıl boğulduğumdan başlayabilirim. Benden hiçbir şey yapmadığım halde nefret eden insanlar bulabilirim, aynı şekilde gözümün yaşına bakmadan kolumu kanadımı kıranlar da.
Vaz geçsem daha iyi.
Şimdi seni başkaları güldürüyor olmasaydı keşke.
Yanında başkasını görme korkusuyla çıkmasaydım keşke sokaklara.
Keşke gerçekten veda edebilmiş olsaydım.
CEM ADRİAN - Bana Ne Yaptın
Kuş sürüleri terk ederken bu şehri, ardında yoksul ve kimsesiz çocuk gibi bırakıyor yine…
Ve sonbahar sinsice yaklaşarak peşinde köpek gibi bir yalnızlığı üstüme sürüklüyor yine…
Bir veda bir sebepsiz tokat gibi çarpıyor yine… Yüzüme…
(Burdan gitmem gerek. Her şeyi unutmam gerek)(Sadece sessizce durup öylece izlemek istedim bir meleğin ellerindeki kalbimi.)
(Sadece öylece durup sessizce izlemeyi istedim, sadece bir meleği sevmeyi.)
(Hep bir şey eksik gibi ve hep bir şey yarım ve hep bir şey yok artık sanki.)
(Ne bir ışık var ne de bir şarkı artık sokaklarında bu kaybetmiş şehrin)Ne yağmur, ne kar, ne yüzüme vuran rüzgar, canımı yakan acıtan sonbahar, daha dinmedi çocuk! Seni silmedi çocuk!
Bu aciz şarkılar, bu aciz dualar seni geri getirmedi çocuk!
Dönmedin çocuk(Uyumak istiyorum… )
Seninle ağlamak istiyorum demiştim.
Birlikte üşümek. Kartopu oynamak. Üzerine hapşurduğum için kavga etmek. Kırık belediye banklarını kazımak. Birlikte alışveriş yapmak. Çok konuşmak. Çok gülmek.
Bunları diyememiştim. Ama iliklerime kadar işle istemiştim.
Rüzgarın her darbesinde kafamı yukarı kaldırıp iç çekmek. Yanımda olduğunu görmek.
Ben, istemiştim. Sadece sevildiğimi bilmek.
Şimdi, mevsim sonbahar ve ben sensiz üşüyorum.

Best of Teoman
Teoman’ın en sevdiğim 10 şarkısını sıralayayım şöyle bir…10’dan geriye doğru
sarhoş olsak ya,ikimiz unutsak ya, bulut olup iç içe bardaktan boşansak ya
ne bir sigaram, ne de ucu yanık bir resim, ne bir itiraf bileyim ki baharda ben boşuna ölmedim
8. O
onun her anı heyecan dolubeni üzdüğü zamanlarda bile yokluğunu hissetmek beni korkuturdu
çınlayan topuk sesleridans ediyor kaldırımda
etrafına bak, onlardan olma sakınyola koyul küçük küçük, git buralardan
5. Yağmur
oysa ki özgürlüğü seçmek başka vücutlar sevmekbir şehri tam kalbinden beyninden vurup gitmek var aklımda
4. Kelimeler
kuracak yeni bir hikayem yokyine de uğraşıyorum rastgelebu eskimiş kelimelerle
tek bir umut bile yok muinsan geçmişle yaşayınca
sağır, kör, dilsiz görünür kalbim ama bil, ben aslında iyi biriyim
1. Sessiz Eller
ben hala ararim bilinmeyenin ulaşılmaz balını
